SON DAKİKA
Ali Özdemir

Ülkenin nereye gittiğini göremeyenler için...

Ülkenin nereye gittiğini göremeyenler için...
A- A+

"Evde Kapan Var"
 
Evvel zamanlardan birinde, bir çiftlikte
duvardaki çatlaktan bakan fare, çiftlik sahibi ile karısının bir paket
açtıklarını gördü. “İçinde yiyecek mi var?” derken, bir baktı ki paketten çıkan
bir fare kapanıydı. Hemen bahçeye koşup alarm verdi: “Evde kapan var! Evde
kapan var! Bir şeyler yapalım!” Tavuk gıdaklayıp, kafayı kaldırdı ve “fare
kardeş, bu senin için ciddi bir sorun olsa da beni ilgilendiren bir tarafı yok
ne yazık ki! Ben her gün yumurtamı veriyorum, görevimi yerine getiriyorum,
çiftçi benden memnun, hem ben olmasam kim yumurta verecek onlara?” dedi. Tavuk,
yerdeki buğday tanesini alıp başını gururla yukarı dikti ve uzaklaştı.
 
Fare dönüp bu sefer koyuna; “evde kapan
var, evde kapan var, bir şeyler yapalım!” dedi. Koyun fareye üzülse de konuyla
pek ilgilenmedi. “Vah vah, üzgünüm fare kardeş, emin ol senin için dua
edeceğim. Ama elden ne gelir? Hem biliyorsun, çiftçi beni sever. Bu sabah
sütümü sağarken ve yünümü kırparken başımı okşadı” dedi.
 
Fare
hayal kırıklığı ve çaresizlik içinde, bu kez öküze yöneldi: “Evde kapan var!
Evde kapan var! Ne olur yardım edin, kapandan kurtulalım” diye bağırdı, nefes
nefese. Öküz, cüssesinin verdiği güvenle, tepeden tepeden konuşmaya başladı:
“Oo, fare kardeş senin için çok üzüldüm ama burnumu sokacağım bir şey değil ne
yazık ki. Biliyorsun çiftlikteki en güçlü hayvan benim. Ben olmasam kim tarlayı
sürecek ve o kadar yükü kim taşıyacak. Ben çiftçinin eli ayağıyım. Benim için
bir tehlike yok. Hem ben çiftçiye karşı gelemem. Sen de dikkatli ol, kapana
yaklaşma yeter” dedi. Öküzlüğün öküze bu durumdan sonra yakıştırıldığı rivayet
edilir.
 
Fare
arkadaşlarını durumdan haberdar etmek için her yolu denemişti. Ancak hepsi de
sorunu sadece farenin sorunu olarak gördükleri için konuyla ilgilenmemişlerdi.
Yalnızlık ve terk edilmişlik hissi içindeki fare kapana karşı tek başına
mücadele etmek zorundaydı.
 
Bir
akşam evde alışılmadık bir ses duyuldu. Sanki kapan, avının üzerine kapanmıştı.
Çiftçinin karısı sesi duyup koşmuş, karanlıkta kapana zehirli bir yılanın
kuyruğunu kaptırdığını görmemişti. Yılan da kadını ısırmıştı. Çiftçi yılan
ısırmasıyla zehirlenen karısını hemen hastaneye götürmüştü. Allah’tan karısı
ölmemiş ama eve ateşli ve hasta olarak dönmüştü.
 
Eee,
ateşli ve hasta bir insana ne pişirilir? Sıcak bir tavuk suyu çorbası. Yumurta
verdiği için konumuna pek güvenen ve vazgeçilmez olduğu zannına kapılan tavuk,
oracıkta kesiliverdi; bir güzel pişirildi, çorbası hasta kadına içirildi.
Heyhat! Kadın bir türlü iyileşemiyordu. Çünkü zehir bağışıklık sistemini
göçertmişti. Eş dost ahbap gelince hasta ziyaretine, çiftçi de sofraya koyunu
çıkarmak zorunda kaldı. Böylece koyunun yünü de onu kurtaramadı. Ne yazık ki
çiftçinin karısı iyileşemedi ve hakkın rahmetine yürüdü. Cenaze öyle kalabalık
öyle kalabalık oldu ki, konukları doyurabilmek için bu sefer sıra öküze geldi.
Çiftçi kibirli öküzü de kesiverdi.
 
Gel
haberi kimden verelim! Bu arada, eve kapan gelince yardım çığlıkları atan fare,
ona yardım etmeyen dostlarının başına gelenleri korku dolu gözlerle yuvasının
deliğinden izledi. Fare çok kederlenmişti. Dünya nasıl garip bir yerdi;
bireysel gücüne, cüssesine güvenen ve birlikte hareket etmeye yanaşmayanlar kaybetmişti.
Demek ki mesele ne kadar cüsseli ve işe yarar olduğun değildi. Günü geldiğinde,
efendi için bunların hiçbir hükmü kalmıyordu. Dayanışma, el birliği, dostluk
hayatın temeliydi ve fare bunu çok iyi anlamıştı.
 
Ölümden
dönen ve tüm olup biteni gördükten sonra adeta kemale eren fare dostumuz;
yavrularına, dostlarına, karşısına çıkan herkese bir tamam anlattı
yaşadıklarını. Dinleyen herkes farenin yaşadıklarından ders çıkardı. Bu hikâye
dilden dile yayıldı, insanlara ulaştı. Ol hikâye şudur ki, bireycilik bıçağın altına götürür ve
dayanışma hayatın temelidir!

Ali Özdemir
0505 220 83 85
30.05.2026

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Ali Özdemir yazıları

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •