Bolu'nun Turizmcilerine Mektup
Türkiye’nin en güzel doğasına sahip 5-10 yerleşim biriminden biri Bolu’dur. 81 vilayetin tümüne yakınını ve 930 ilçenin yarısını hasbelkader gördüm. Bolu ilindeki üstün özelliklerin çoğu diğer il ve ilçelerde asla yoktur...
7 yıl Zonguldak ilinde çalıştım. Bu şehir içime pek sinmediği için ev bile kiralamadım. Çeşitli kamu misafirhanelerinde kalmayı tercih ettim. 4 yıldır Ankara’da çalışıyorum. Burası da içime pek sinmediği için yine ev tutmadım.
Bolu’nun 12 ayı ayrı nefistir. Evde biraz sıkıldığımda kısa sürede tabiatın içine dalma imkânım söz konusudur.
Abant, Yedi Göller, Gölcük, Gölköy, Aladağlar, Atatürk Orman Parkı, Tokad-i Hayrettin Mesire Alanı, Seben Gölü, Köroğlu Dağları, Kara Göl, civar köylerin yaylaları insan ruhuna çok iyi gelir.
Yazın ve sonbaharda şehrin civarındaki köylerin meralarında saatlerce yürürüm. Oralardan kuşburnu, kızılcık, alıç, dut, böğürtlen, acı erik, acı elma, ahlat gibi orman meyvelerini toplayıp dondurucuya yığarım. Bunlardan kışın enfes çaylar yapıp içiyorum. Bu sayede son 40 yılda hiç grip, nezle olduğumu anımsamıyorum.
Sözü fazla uzattım. Sadede geleyim. Bolu’nun otelcileri, turizmcileri bu kafa yapısıyla devam ettikleri sürece asla saygınlık, itibar, erdem oluşturamazlar.
Hemen bir bilgisayarın başına oturup tatil/otel sitelerinden Bolu, KKTC, Selanik, Arnavutluk, Sırbistan, Kosova, Romanya, İtalya vb. otellerinin fiyatlarına bir baksınlar. En yüksek bedellerin Bolu’da olduğunu görüp utanacaklardır.
Özellikle Abant Gölü muhitindeki konaklama tesisleri ABD, İsviçre, Fransa ile yarışıyor. İstanbul’un en lüks otelleriyle yarışan fiyatlar yüzünden buralara; aklı, helal kazanılmış parası olan insanlar asla gelmezler.
Son 40 yılda Ankara, Düzce, Antalya, İzmir, İstanbul, Edirne, KKTC, Manisa, Artvin, Batum, Gori, Tiflis, Almanya, Fransa, Hollanda, Belçika vb. gibi yerlerin otel, motel ve pansiyonlarında hasbelkader ikamet ettim. Bolu ilindeki birçok turistik tesisini de elektrik-elektronik tamir/bakım/projelendirme işlemleri vesilesiyle görme/tetkik etme imkanı buldum. Çok kızanlar olacak ama yazayım. İldeki otellerin tümüne yakınının elektrik sistemleri, alarm düzenekleri, topraklama tesisatları çağdaş/bilimsel normlara uygun değildir. Bunun aksini iddia eden otel sahibi var ise 1 kuruş para talep etmeden elektrik-elektronikle ilgili eksiklerini raporlaştırıp sunabilirim…
Bu ülkede maalesef adını yazmaktan aciz, proje okuyamayan, yönetmelik bilmeyen, ölçü aleti kullanamayan on binlerce kişi elektrikçi olarak piyasada arz-ı endam eylemektedir.
Kartalkaya bölgesinde ortaya çıkan acı olaydan sonra ilin turizmcileri ağlamaya, batıyoruz demeye başladılar. Bu sızlanmaların bir faydası olmayacaktır. İlk önce yapılarına doğru düzgün bir elektrik-elektronik sistemi kurdurmaları şarttır. İkinci olarak konaklama fiyatlarını aşağı çekmeleri, hizmet (personel) kalitelerini ise artırmaları şarttır. Ağzında sigara, kapkara dişlerle servis yapan çoban kılıkla garsonlarla müşteri sayısı artırılamaz. Ankara’nın göbeği Çankaya’da bugün 10 TL’ye çay içilebiliyor. Bolu’nun turistik tesislerinde basit bir çay için 50-100 TL istenebiliyor. Bu kafayla turizm asla gelişmez.
Ali Özdemir
E. Elektrik Öğretmeni-Yazar
0505 220 83 85
https://erdemyayinevi.github.io
28.04.2025































