SON DAKİKA

Ormanlar değil içimiz yanıyor...

Ormanlar değil içimiz yanıyor...
A- A+

Dostlar her gün haberlerde yangın nedeniyle yapılan anlatılan yaktığı alanları simsiyah bırakan haberleri izliyoruz. Eskişehir de meydana gelen yangında 10 Canı, Bursa da kinde ise 4 canımızı malesef yitirdik. Öncelikle yangın gibi felaketlerde canını kaybedenlere rahmet, yakınlarına da sabır ve metanet dilerim.Tabi ki ormanda yaşayan canlıların kaybı ayrıca dahada üzülmemize neden oluyor. 
Bu yangınlar nasıl çıkıyor önce onu incelemek ve çıktığında neler yapılır onları yazmak gerekir diye düşündüm.  Bizim sesimiz belki kimine göre karıncanın yangın yerine su taşıması misali belki damladır. O nedenle safımızı belli etmeliyiz öncelikle. Ben naçizane yıllar önce zannedersem 89 lu yıllarda ilk orman yangınını Muğla- Marmaris'e giderken yanan ağaçların arasından geçtiğimde gördüm. O yıllarda da yangınlar oluyordu. Şimdi de yangın oluyor ! Ama biraz daha Marmara, Karadeniz Bölgesinde de ve hatta ilimiz Bolu da da çeşitli orman, anız yangınları olmakta. Bu yangınlar bazen müdahalenin çabukluğu ile söndürülmekte veya hava şartlarının sıcaklığın yüksek olması ile rüzgar ile büyümekte her taraftan duman ve alevler yükselmektedir. 
Öncelikle ormanlık alanlarda, Orman köylerinde hayvancılıkla uğraşan insanların azlığı nedeniyle ormanlar bâkir kalmakta ve buralarda atılan şu şişesi, içki şişeleri ısınarak optik görevi görerek ormanları yakmaktadır. Diğer bir etken de orman da içilen bir sigaranın atılıp  ateş alması ki bence yangınların çoğu bu nedenle de çıkmaktadır. Diğer bir neden de insanların işi bitmesine rağmen söndürme dikleri ateş kalıntılarıdır ki bu da önemli bir nedendir. Devletimiz ormanlarda kara keçiyi yasaklamıştır ki keçi hayvanı dolaştığı yerde piknik  yapan insan az olur. Çünkü,  Çoban köpeklerinin saldırısından çekinir, insan oğlu. Keçi dolaştığı yerde 2 metreye kadar ağaçların alt bölgelerini yer ve doğal temizlik yapar. Tırnaklarıyla otları, çam iğnelerini yere gömerek doğal olarak da temizlik yapar. Öncelikle  insanların bir iki şişe meşrubat veya bir iki bira alarak çıktıkları piknik sonrası çevreye attıkları şişeler de yangına çağrı yapmaktadır. Bunlar için önce yangını önleyen orman köylüsünü yine burada istihdam etmek, kara keçiyi serbest bırakmak en güzel doğal temizlik yapmaktır. 
Daha sonrada yangın kulelerini tekrar faal hale getirmektir.
Diğer çözümler de Orman müdürlükleri bünyesinde yangın ekipleri  ve teşkilatları yenilenmesine bakılmalı, bırakıldıysa yeniden  oluşturulmalıdır. Diğer bir oluşumda yangına müdahalede askeri kışlalarda, teşkilatlar eskisi gibi faal duruma geyirilmeli, yeniden kurulmalı ve bu güçten de yararlanılmalıdır.  Diğer yapılması gereken de belediyelerdeki personelin orman  ve anız yangınları konusunda hazır edilmeleridir ki bu konuda önemlidir.  
Bolu Belediyesinde Başkan Yüksel Ceylan, döneminde özel ekipler yetiştirilmişdi. Bu yetişen elemanlar zannederim ki emekli oldular. 
Bu gibi yetişmiş personelin sürekli eğitimleri de sağlanmalı. 
Son olarak THK' nın yaptığı yangın söndürme uçakları dır ki o da son yıllarda can çekişmektedir ki, bu kurumu tekrar eski günlerine taşımak gerekir. 
Kimse kusura bakmasın iyi faydalı olan her eski oluşum ve yapılar  yeni denilen oluşumların daha iyi ve güzel  olmaması, o yapıların devamı demektir.
Devletimiz,  belediyelerimiz insana hizmet için vardır. Bu hizmet adı ne olursa olsun doğru anda ve yerinde  gerçekleşirse güzellik taşır. 

Türk milletinin aşamayacağı zorluk yoktur. Güzel günlere kıucak açalım…

Yorum yazın

Yorum yazmalısınız
İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

İbrahim Atalay yazıları

  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •