SEZARIN HAKKI SEZARA
Merhaba değerli Bolu Hedef Gazetesi okurları. Sezon başından beri hep köşe yazılarımda anlatmaya çalıştığım, dilimin döndüğünce hep vurgulamaya çalıştığım bazı konular vardı. Bizler ne kadar dile getirsek ne kadar anlatmaya da çalışsak anlamak isteyenler anladı, anlamak istemeyenler anlamadı. İşlerine nasıl geliyorsa öyle devam etmeyi tercih ettiler. Profesyonel bir futbol takımında sen, ben, senin benim olamaz, olmamalıdır. Bunların yerine biz olmalıyız ki başarılar daim olsun. Bu söylemlerimi her yenilgi sonrası yaşanan üzüntülerden sonra dile getirmeye çalıştım. Profesyonel futbol takımında biz olduğumuzda başarılar daim ve kalıcı olmuştur. Takım içindeki güven ve adalet duygusuna inanan futbolcuların takıma katkısının çok fazla olacağına inanırım. Bu duyguları futbolcuna aşılarsan onlara bu güveni verirsen ve ilk on birde sahaya sürersen takımın önünde kimse duramaz. Takıma skor katkısı olan futbolcuyu yedek bırakıp onun yerine benim istediğim veya bunun istediği futbolcu oynatılırsa elindeki cevherin kararmasına neden olursun. Boluspor uzun yıllardır bulunduğumuz ligde mücadele ediyor. Bunun sebeplerinden bir tanesi de saydığım bu nedenlerdendir. Boluspor bu güne kadar eline geçen elmasları işlemeyi doğru bir şekilde yapsaydı belki de şimdi daha farklı bir yerde olabilirdi. Boluspor’un elinde şu an çok kıymetli ve uzun yıllar takımımıza katkı sağlayacak parlak elmaslar var. Bu elmasın bir parçası var ki hocası ilk on birde görev verdiğinde elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışıyor. Gol atıyor, asist yapıyor takımın gücüne güç katıyor. Peki elimizdeki böyle yetenekli bir futbolcu gol attığında hemen oyundan alınması, gol atıyor diye sonraki karşılaşmalarda yedek kalmasının anlamını anlamış değilim. Böyle futbolcularımız yedek kalmayı istemez ama yedek kaldım diye de bazıları gibi tavır yapmıyor. Çünkü yedekten oyuna girdiğinde bile takımın gol sıkıntısı yaşadığı dakikalarda hiç olmayacak pozisyonda gol atıp arkadaşlarının ve takımına rahat nefes aldırıyor. Böyle futbolcularımız neyi hak ediyor? 90 dakika oyunda kalmayı ve son düdükle beraber taraftarı, takım arkadaşları ile saha içinde galibiyet çoşkusunu yaşamayı hak eder ve ister. Bizler böyle düşünüp arzularken bu söylediklerim bu güne kadar olmadı desem abartmış olmam herhalde. Peki öyle olmadı nasıl oluyor hemen anlatayım. Boluspor takımı içinde kendilerinden çok şey beklenen ve her fırsatta kendilerine imkan tanınanlar sahada gezinmekten daha ileriye gidemedi. Aman top bana gelmesin deyip pas hataları yapan, kaleyi karşısında gördüğünde gol yapacağına topu dışarıya vuranları daha çok izlemeye başladık son haftalarda. Şimdi diyorum ki bulunduğumuz bu ligden kurtulmak ve bir üst lige çıkmak istiyorsak elimizdeki cevherlerin kıymetini bilelim. Hak edene formayı verelim gol atıyor takımı rakip karşısında öne geçirdi diye hemen oyundan almayalım. Böyle cevherler işledikçe parıldar. Uzun yıllar bu şehre ve takıma katkı sağlarlar. Lütfen böyle olan futbolcularımızın önüne set çekmeyin. Set çekmek isteyen olursa da izin vermeyelim. Boluspor takımının yıllarca geleceğine ışık tutacak futbolcularımız olsun istiyorsak SEZARIN HAKKINI SEZARA verelim ki Boluspor adı hep yaşasın.SAYGILARIMLA































